Benim Yolum

İletişim Fakültesi yıllarında okul gazetesinde editör ve köşe yazarı olarak aktif olarak yer aldıktan sonra mezuniyet ile birlikte her yeni mezun gibi bir süre kariyer sancıları çekip çeşitli engellerle karşılaştıktan sonra ilk profesyonel iş deneyimimi Önce Vatan Gazetesi ve Vatan TV’de edindim. Eş zamanlı olarak Cosmopolitan Dergisinde sözleşmeli yazar olarak katkıda bulunurken “Kariyer” nedir? Para kazanırken aynı kendim olduğum, beni mutlu edecek iş hangisi? Sorularını yanıtlamaya çalıştım. Kadir Has Üniversitesi İletişim Bilimleri Ana dalında Yüksek Lisans yapmaya başladığım sırada herkesin çok merak ettiği, popüler bir çalışma alanı olan “ İnsan Kaynakları” ile yollarım kesişmeye başladı. Özellikle İşe alım’ın Gazetecilikte edindiğim ve çok sevdiğim röportaj yapmayla ortak özellikleri olunca merakım giderek arttı ve İnsan Kaynakları alanında deneyim edinmeye başladım. Bu süreçte birçok orta –üst düzey yönetici ile çalışma fırsatım oldu. Her birinden yönetim ve liderlik sanatıyla ayrı ayrı deneyim edindim. Özellikleri ve yetenekleri birbirinden farklı yöneticilerle çalışırken ekip yönetmeye başlamak benim için apayrı bir deneyim oldu.

Yönettiğim ekip sayısı birden artınca hayatın büyük bir çoğunluğunun ilişkilerden, müzakere etmekten, mutfakta çalışanları doğru dinlemeden geçtiğini öğrenmeye başladım. Bunun anlamı birbirinden oldukça farklı sosyo-kültürel gruba, yaşa, deneyime sahip insanlara dokunarak çalışmanın etkisini ancak ve ancak uzun sürede görmem demekti.

Bu arada yazmayı hayatımdan asla çıkarmadım. Çünkü onsuz bir yaşam kendimden vazgeçmek, bambaşka bir “Ben” olmak demekti. Köşe yazılarıma Önce Vatan Gazetesinde Kadın Sorunlarını temel alarak devam ettim. Bu topraklarda Cinsiyetimin engel olarak görülmesine karşın bende otomatik olarak “Engele engel tanımaz” bir güç oluşmasını sağladı…

Özel hayatımda yaşadığım çalkantılı günler, kaybettiklerim ve sonrasında kazandıklarım ya da kazandığımı düşündüğüm şeyler beni hep yazmaya itti… Zaten ondan kaçtığım zamanlarda belamı bulmakta hiç gecikmiyordum. Ne zaman artık yazmayacağım desem ya da onu ihmal edip araya mesafe koysam hayatımda öyle şeyler oluyordu ki ona paşa paşa geri dönüyordum…

Çünkü henüz ilkokul dördüncü sınıfta Anneme yazdığım mektuplarla başlayan bu birliktelik hiçbir şekilde ötelenemez, ikinci ya da üçüncü sınıfa atılamazdı…

Kariyer hayatı, para kazanma telaşı derken “yazmak” bana hayatın en önemli meselesini yani “yeteneği” hatırlatıyordu. Kendimden yola çıkarak başkalarının yeteneklerini merak etmeye başladım. Bu alanda yetiştirmek için okumalar yaparken insanların ev ve iş hayatı arasına sıkışmış minicik hayatlarında “Kendi” olmalarına nasıl izin vermediklerini büyük bir acıyla izledim. Yetenek sözcüğünün yanına koyduğum Potansiyelin karşısına Korku ve engellemeler gelince içimdeki öğrenme aşkı her daim yanan bir ateşe dönüştü…

Önce Vatan Gazetesi ve Avusturya Aktuel Gazetesinin yanı sıra deneyimlerimi daha iyi ifade etmek ve  başkalarının hayallerini öğrenip birlikte gerçeğe dönüştürmek için bu siteyi kurmayı istedim. Bu benim için hayatımdaki en korkutucu ama bir o kadar da en heyecan verici adımlardan biriydi.

Gelişmenin ve büyümenin önüne geçmeden her daim “yaşamak, öğrenmek ve yazmak” mottomu hayatımın sonuna kadar sürdüreceğim bir alanımın olması inanın ki benim için her şeyden önemli…

Samimiyetimi sonuna kadar hissetmeniz için üzerinde çalışacağım, yenileyeceğim bu sitede Çok yakında Videolar ve Podcastler ile destekleyeceğim linkler ile sizler için daha faydalı olmayı istiyorum.

Kariyer hayatının, kadın olmanın, günlük yaşam deneyimlerinin, spiritüalizmin bu kadar yan yana olduğu bir başka aleme dalmayacağınıza garanti veririm!

Ve erkeklerin de bu siteyi göz hapsinde tutacağına emin olabilirsiniz☺

Hiçbir zaman pes etmediğiniz ve kendiniz olduğunuz bir hayatı seçmeniz dileğiyle,

Sumru Aydın