Yaş 35, yolun yarısı… Zaman İstanbul’da mı hızlı akıyor? Yoksa ben mi yanılıyorum bilmiyorum. Bildiğim tek şey artık daha hızlı karar almalı, bazı şeyleri dilemek yerine hemen yapmaya başlamalı… Bu yıl başında Viyana’da çok sevdiğim bir hocamın lafı geldi aklıma.. “Hız! Hız! Hız! Başkası yapmadan önce sen yap!”
Yaşantımla ilgili yaptığım hataları ve tabii ki çıkardığım dersleri insanlarla paylaşmayı çok seviyorum. Elbette hayatımızda hata, günah olduğu kadar mutluluk, başarı, sevap da var. Ama ben yine de birkaç noktaya özellikle dikkat çekmek istiyorum. Bunlardan en önemlisi zaman… Paranızı çaldırdığınızda üzülmeyin sakın… Bundan daha önemlisi var! O da zamanınızı çaldırmanız… Ben bu yaşa kadar zamanımı çok hor kullandım. Daha doğrusu insanların benim zamanımı almalarına izin verdim. Özellikle kadınlara bir tavsiyem olsun, vicdanınıza yenilmeyin, zaman hırsızlarına karşı uyanık olun! Eğer bir erkeğe karşı olumsuz hisleriniz en başta var ise uzatmayın, diyorum… Bir de bakmışsınız en az 5 yılınız hayatınızdan uçuvermiş. Bizim için zaman çok önemli. Biyolojik saatimiz var!
İkinci olarak öğrendiğim şey ise asla pes etmemekti… Bu zamana kadar hayatımdaki hemen her şey yavaş ilerledi. Bir tek yazmaya ortaokul’da başlamıştım. Onun haricinde Üniversite’yi geç kazandım, yüksek lisansa başladığımda otuz yaşındaydım. Para kazanmaya yine geç başladım… Hala bir çocuğum yok mesela. O da geç olacak muhtemelen. Ama kendimde keşfettiğim bir özellik -ki birçok insanda var olduğuna inanıyorum. Ben asla pes etmem! Yavaş olabilirim, ama yapmayı istediğim şeyi aklımda canlandırır, hedefimi koyar ve mutlaka uygularım. Belki de başka şansım olmadığından pes etmiyorumdur bilmiyorum. Ama adım, adımdır! Küçüğü büyüğü olmaz! Bu zamana kadar yaptıklarınızla övünün. Mutlaka bir mesafe kat etmişsinizdir, inanın… Adımlarınızı küçümsemek yapacağınız en büyük hata olur. Siz kendinizi küçümser iseniz bir başkası asla sizi ciddiye almaz.
Bir de ben engel tanımayan bir kadınım. Hayattaki hiçbir zorluk beni yolumdan ayıramaz. Geçtiğimiz yıl çok sevdiğim bir yöneticimden çok önemli bir tavsiye aldım. “Sumru Hanım Hedefine dosdoğru gideceksin! Sağa sola bakarsan yolundan saparsın. Bu yolda her şey mubahtır!” dedi. Evet! Çok doğru! Aslında yolumuzda hiçbir engel yoktur. Engel bizim beynimizde unutmayın!
Eğer erkek olsaydım muhtemelen Bear Grylls gibi biri olurdum. Tanımayanlar için söylüyorum. Çok zengin bir ailesi olmasına karşın kendini vahşi doğada hayatta kalmaya adamış, çılgın bir İngiliz Televizyon yapımcısı… Onun dünyanın her yerinde, her koşulda ayakta kalabilme azmine bayılıyorum. Mutlaka izleyin, olmaz diye bir şeyin olmadığını göreceksiniz… Bence çok iyi bir iç motivasyon programı!
Evet, hayatta her zaman her şey mümkün… Ayrılıklar, hastalıklar, para kayıpları… Bunlar her yaşta başımıza gelebilir. Önemli olan ne öğrendiniz? Ve öğrendiklerinizi ne kadar uygulayabiliyorsunuz?
Hayatı öğrenmek için iyi bir öğrenci olabildik mi? Sorun burada! Başımıza gelen her kötü şeyi olumluya çevirmek, ders almak ancak bizim elimizde… Şimdiden 50. ve 80. Yaş partilerimi tasarlamaya başladım. Bazı arkadaşlarım davetime icabet etmeyeceklerini söyledi. Yaşlanmaktan korkuyorlarmış… Peki öyle olsun… Bir dahaki ay yaşlılıkla ilgili yazacaktım ama size Sema Hanım’ın hikayesini anlatmak istiyorum. İyi Haber! Mayıs ayında yazılarımı Almanca okuyabileceksiniz.
Herkese sevgiler…

Yazar

Yorum bırak